Neden Katılmalıyım?

Test

Form Gönderimi

Tamam

NEDEN BELEDİYELER?


Vektörlerle bulaşan hastalıkların insan sağlığını çok ciddi tehdit etmesi, haşerelerin sosyal hayatımızı olumsuz etkilemesi ve yaşam standartlarımızı düşürmesi sebebiyle haşere mücadelesi konusunda yerel yönetimlere büyük görevler düşmektedir. Haşere mücadelesinde kullanılan ürünler Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından Biyosidal Ürünler Yönetmeliği kapsamında ruhsatlandırılmaktadır. Bu ürünlerin kullanımı da “Biyosidal Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” kapsamında yapılmaktadır. Söz konusu ürünlerin yerel yönetimler tarafından gerek satın alınması gerekse uygulanması aşamasında ilgili mevzuatların çok iyi bilinmemesi ya da yorumlanamaması sebebiyle ciddi sorunlarla karşılaşılmaktadır. Kamu İhale Kurumu ve belediyeler tarafından Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’na gelen görüş yazılarından da anlaşılacağı üzere özellikle satın alma sürecinde yerel yönetimler ve firmalar arasında sorunlar yaşanmaktadır. Biyosidal Ürünlerin etkili olabilmesi ve çevreye en az zararı vermesi için; doğru ürün, doğru zamanda, doğru dozda, doğru uygulama şekliyle uygulanmalıdır. Doğru uygulanmayan biyosidal ürünlerin çevreye şu an ve gelecek yüzyıllarda da onarılması çok zor toksik etkileri olacaktır. Küresel iklim değişikli sebebiyle sıcaklıkların ve yağışların çok artması, biyosidal ürünlerin doğru kullanılmaması bilinen vektörlerde direnç gelişimine sebep olurken, beklenmeyen vektörlerin ve bu vektörlere bağlı olarak alışık olmadığımız hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu vektörlerle aktif madde içeren kimyasal biyosidal ürünlerle mücadelenin yanında aktif madde içermeyen fiziksel ve mekanik biyosidal ürünlerle mücadele edilmelidir. Yukarıda saymaya çalıştığımız ve sayamadığımız birçok konuda bilgi sahibi olabilmek, bildiklerimizi paylaşabilmek, tartışabilmek ve herkes için en doğru olanı yapabilmek için tüm belediyelerimizin Sağlık İşleri Müdürlüklerinde, Veteriner İşleri Müdürlüklerinde ve Temizlik İşleri Müdürlüklerinde görev yapan personelleri Biyosidal Kongremizde görmek istiyoruz. Bu bağlamda aşağıda detayları bulunan “Haşere Kontrolünde Yerel Yönetimler” oturumunda 4 büyük İlimizin iyi uygulama örneklerini içeren sunumlara yer verdiğimiz, çalışmaları olan Belediyelerin ise Bildiri ve Stand tanıtımları ile bu uygulamaları paylaşmalarına olanak bulacakları, temel bilgilerini pekiştirerek daha da ileriye taşımak niyetindeyiz.


NEDEN HASTANELER?


Hastaneler, enfeksiyon etkenleri bakımından zengin bir ortam oluşturmakta ve hastane personeli, verdiği sağlık hizmeti sırasında sürekli enfeksiyon etkenleri olan bakteri, fungus ve virüsler ile temas halinde olmaktadır. Bu durum hastane personeli açısından ciddi enfeksiyon riski oluşturmakta ve özellikle hastanedeki günlük faaliyetleri sırasında hastaların kan ve vücut sıvılarıyla temas etme ihtimali olan hastane personelinin tamamı kan yoluyla bulaşan hastalıklar açısından yüksek risk altındadır. Bunun gibi kesici-delici tıbbi aletler hem personel hem de hastalar için önemli oranda enfeksiyon riski taşımaktadır. Sağlık personelinin hastaya müdahalesi sırasında yaralanarak hastadan enfekte olması sık karşılaşılan bir durum olmakla birlikte alınacak önlemler içinde ise en büyük payı dezenfeksiyon, antisepsi ve sterilizasyon uygulamaları almaktadır. Bu sebeple dezenfeksiyonda kullanılan maddelerin hangi özellikte olması gerektiği, dezenfektan kullanımının insan sağlığı açısından olası zararları ve dezenfektan kullanımında nelere dikkat edilmesi gerektiği hastane enfeksiyonları ile mücadelede önem arz etmektedir. Hastanelerde dezenfeksiyon amaçlı kullanılan biyosidal ürünler (Ürün Tipi 2) ile insan hijyeni ile ilgili (ürün tipi 1) biyosidal ürünler antiseptik ve yara pansumanında kullanılan oksijenli su, yara ve deri antiseptiği, el ve cilt antiseptiği, pişik oluşumunu engelleyen bariyer kremler, yanık ve deri enfeksiyonunun önlenmesinde kullanılan povidon iyot çözeltileri ve ağız gargarası vb ürünler Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından Biyosidal Ürünler Yönetmeliği kapsamında, değerlendirilmekte ve ruhsatlandırılmaktadır. Bu sebeple sağlık kuruluşlarınca bu ürünlerin alımı yapılmadan önce mutlaka Türkiye Halk Sağlığı Kurumundan ruhsatlı olup olmadığının kontrol edilmesi, izinsiz ürünlerin kesinlikle kullanılmaması ve biyosidal ürünlerin özellikleri ve kullanırken nelere dikkat etmeleri gerektiği ile ilgili bilgi sahibi olmaları elzemdir. Sağlık personeli ve hastane çalışanlarının hastane enfeksiyonları ve mesleki risklere karşı korunması konusunda gerekli önlemlerin alınması ve çalışan personelin yeterince bilinçlendirilmesi önem arz etmekte olup; bu konuda Üretici Firmalar, Kullanıcılar Akademisyenler ve THSK Çevre Sağlığı Dairesi çalışanları ile birlikte Biyosidal ürünlerin kullanımı hakkında bilgi sahibi olabilmek, bildiklerimizi paylaşabilmek, tartışabilmek ve herkes için en doğru olanı yapabilmek için Tüm Hastane Çalışanları ve Sağlık Personelini Biyosidal Kongremizde görmeyi umut ediyoruz.



NEDEN SEKTÖR?


Türkiye’de sanayi, ticaret, hizmet sektörü, istihdam vb. kelimelerin kullanımının ardından gelen cümlelerde mutlaka telaffuz edilen bir terimdir KOBİ. 2009 ve 2012 tarihli istatistiklerden alınan aşağıdaki bilgiler bunun nedenini açıkça gözler önüne sermektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Yıllık İş İstatistikleri 2009 verilerine göre Türkiye’de toplam işletmelerin %99,9’unu Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) oluşturmuştur. KOBİ’lerin %82’si hizmetler ve ticaret, %13’ü ise imalat sanayi sektöründe faaliyet göstermiştir. KOBİ’ler Türkiye’de; istihdamın %78’ini oluşturmuştur (KOBİ Stratejisi ve Eylem Planı 2011-2013 T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı KOSGEB). 2012 verilerine göre ise KOBİ’ler toplam girişim sayısının %99,8’ini, istihdamın %75,8’ini oluşturmuştur. KOBİ’lerde ekonomik faaliyetlerin istatistiki sınıflamasına (NACE Rev.2) göre; girişimlerin %12,7’si İmalat Sanayi’nde faaliyet göstermiştir (TÜİK Haber Bülteni 2 Ekim 2014 Sayı:18521). Türkiye’de biyosidal ürün terimi 31 Aralık 2009 tarihli ve 27449 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Biyosidal Ürünler Yönetmeliği ile hayatımıza girmiştir. Oysa onlarca yıldır Türkiye’de biyosidal ürün imalatı, ithalatı ve kullanımı devam etmektedir. Türkiye’de biyosidal ürün imalatı ve ithalatı ile iştigal eden yaklaşık 200 şirket bulunmaktadır ve TÜİK verileri ile uyumlu şekilde büyük bir kısmını KOBi’ler oluşturmaktadır. Her ne kadar Türkiye için hâlihazırda yeni kabul edilebilecek olsa da yarısından fazlası uluslararası sermayenin sahipliğinde ya da ortaklığında olan büyük ölçekli işletmelerin biyosidal ürün terimine ve bunlarla ilgili düzenlemelere KOBİ’lere nazaran daha aşina olduğu bilinmektedir. Türkiye’de biyosidal ürün imalatı ya da ithalatı yapan şirketlerin yanı sıra biyosidal ürünlerin profesyonel kullanımı ile zararlı mücadelesi alanında faaliyet gösteren 800’den fazla şirket bulunmaktadır. Uluslararası Biyosidal Kongresi vesilesi ile biyosidal ürünler konusunda faaliyet gösteren büyük, küçük imalatçı ve ithalatçı şirketlerin yanı sıra profesyonel olarak biyosidal ürün uygulaması yapan şirketlerin kamunun ilgili kurumları, Avrupa Komisyonu temsilcisi, Avrupa Kimyasallar Ajansı (AKA) temsilcileri, Avrupa Birliği (AB) yetkili otoritelerinin temsilcileri, üniversitelerimizin ilgili bölümlerinde çok değerli akademisyenlerin bir araya geleceği, fikir alış-verişinde bulunabileceği ve herkesin bir katkı sağlayacağı bir ortam yakalanması hedeflenmektedir. Uluslararası Biyosidal Kongresi’nin özellikle Avrupa Komisyonu temsilcisi, Avrupa Kimyasallar Ajansı (AKA) temsilcileri, Avrupa Birliği (AB) yetkili otoritelerinin temsilcileri tarafından aktarılacak bilgilerin sektör tüm temsilcileri için faydalı olacağı düşünülmektedir.



NEDEN ÜNİVERSİTELER?


Çağın gerekleri doğrultusunda, gelecek vizyonu aşılayan; merak ve araştırma duygusunu pekiştiren; çevreye ve dünyaya karşı sorumluluk taşıyan eğitim programları ile ülkemizin gelişimi için önemli bir payı olan üniversiteler, çalışmalarını uzmanlık alanları doğrultusunda devam ettiren öğretim elemanları ve bu ortamda bilgi ve birikimini arttıran öğrencileri ile ülkelerin geleceklerine yön veren bilgi yuvalarıdır. Bilimsel bilgi gereksinimlerinin temini konusunda eğitim ve araştırma çalışmalarıyla üniversitelerimizin payı büyük olmakla birlikte her yıl taze bilgi ile mezun olan gençlerin çeşitli alanlarda görev almaya başlaması ile bu payın etki alanı gün geçtikçe genişlemektedir. Kariyer planlarında biyosidal ürünler alanında çalışma fikri bulunan gençlerin bu konudaki tüm paydaşları bir arada görebilmesi, gelişmeler ve yeni uygulamalardan haberdar olup birebir takip edebilmesi açısından iyi bir fırsat oluşturacaktır. Uluslararası Biyosidal Kongresi ile özel sektör, hastaneler, belediyeler, üniversiteler ve temsilcilerin geniş katılımlarıyla, katılımcılar arasında etkileşimi arttırarak ortak çalışma ve projelerin oluşturulması için ortam sağlanarak yeni ufuklar açmayı hedeflemekteyiz. Ülkemizde Avrupa Birliği’nin 528/2012/EU sayılı regülasyonu ile Biyosidal Ürün Mevzuatı kapsamında biyosidal ürün uygulamalarının değerlendirilmesi çalışmaları devam etmektedir. Biyosidal ürün analizlerinin ulusal ve uluslararası standartların belirlediği test metodları ile yapılması amacıyla laboratuvar çalışmaları, olası sorunları çözüme ulaştırmada verilen görüşler ve bu kapsamda yapılan bilgi paylaşımları ile üniversite desteği olmazsa olmazlardandır. Bilgi çağında üzerimize düşen sorumluluk bilinciyle Üniversite-Kamu arasında her iki tarafa da fayda sağlayacak ortak çalışma ve bilgi paylaşımı platformlarının artması gerekliliğinin altını çizerek bu çalışmaların bir kongre çatısı altında toplanması ile tüm paydaşların biyosidal ürünler konusunda bilgi ve tecrübe paylaşımı için uygun ortam oluşturarak, çözüm odaklı tartışmaların gerçekleştirilebileceği verimli bir kongre olması amaçlanmaktadır.



© FTS Turizm Kongre Organizasyon Hizmetleri | Tüm Hakları Saklıdır.
Web Tasarım Teknobay.